Dizi Vizyon
Ece İrtem: Operadan Kızılcık Şerbeti'ne, Yarım Kalan Bir Yol
DİZİ

Ece İrtem: Operadan Kızılcık Şerbeti'ne, Yarım Kalan Bir Yol

15 Haziran 2026 sabahı gelen haber, Kızılcık Şerbeti’ni izleyen herkesi sarstı. Dizide Işıl karakterine hayat veren Ece İrtem, henüz 35 yaşındayken Kadıköy’deki evinde, annesinin yanında hayatını kaybetti. Avukatı Uğur Gökkoyun’un açıklamasına göre ilk değerlendirme kalp krizi yönünde; kesin sonucu otopsi raporu belirleyecek. Bir gün önce doğum gününü kutlamış, sevenlerine teşekkür eden bir paylaşım yapmıştı.

Ekranda gördüğümüz Işıl’ın ardında, çoğu izleyicinin tahmin etmeyeceği kadar farklı bir geçmiş vardı. Bana göre Ece İrtem’i anlamak için önce oyunculuğa nereden geldiğine bakmak gerekiyor.

Operadan gelen bir oyuncu

Ece İrtem, 14 Haziran 1991’de Sivas’ta doğdu. Sahneyle tanışması erken oldu. İlkokul yıllarında kendi yazdığı skeçleri okul piyeslerinde oynuyordu. Aynı dönemde lisanslı koşuculuk yapıyor, disiplini hayatının merkezine koyuyordu. Bu iki çizgi, sahne ve disiplin, ileride oyunculuğunu da şekillendirecekti.

Sanat eğitimine İzmir’de devam etti ve 2014’te Yaşar Üniversitesi Opera ve Şan Ana Sanat Dalı’ndan üçüncülük derecesiyle mezun oldu. Üniversite yıllarında soprano Aytül Büyüksaraç, tenor Levent Gündüz ve mezzosoprano Anna Chubuchenko gibi isimlerle çalıştı. Opera eğitimi ona nefes, diyafram ve ses üzerinde sıradan bir oyuncunun sahip olmadığı bir hakimiyet kazandırdı.

Ardından İstanbul’a taşındı ve 2014-2015 yıllarında Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde kamera önü oyunculuk eğitimi aldı. Operadan ekrana geçiş çoğu oyuncu için kolay olmaz. İrtem bunu, sahnede öğrendiği o ölçülü ifade gücünü kameraya taşıyarak başardı. Rollerinde dikkatimi çeken en büyük özellik buydu bence: abartıya kaçmadan, ses tonuyla ve mimikleriyle karakterin ruh halini taşıyan bir oyunculuk.

Ekrandaki yolculuğu

İrtem ekranlara 2014’te Kaçak Gelinler ile adım attı. Sonrasında O Hayat Benim, Şeref Meselesi ve Kertenkele gibi yapımlarda yer aldı. Geniş kitlelerin onu tanıması ise 2017’de Yeni Gelin dizisindeki Afet karakteriyle oldu.

Sonraki yıllarda farklı türlerde boy gösterdi. Payitaht Abdülhamid’le dönem dizisi deneyimi yaşadı; Sandık Kokusu, Yasak Elma, Mahkum ve Aile gibi yapımlarda dramdan komediye uzanan bir yelpazede rol aldı. Bu çeşitlilik, onun belli bir kalıba sıkışmadığını gösteriyordu. Her projede biraz farklı bir renk taşıyordu.

Kariyerinin son durağı ise Show TV’nin reyting rekortmeni dizisi Kızılcık Şerbeti oldu.

Kızılcık Şerbeti’nde Işıl

İrtem, Kızılcık Şerbeti kadrosuna 84. bölümde dahil oldu. Işıl, Kıvılcım’ın arkadaşıydı ve Abdullah’ın yeni otelinde iş başvurusunda bulunarak hikayeye girdi. Bu basit gibi görünen giriş, kısa sürede dizinin dengesini değiştiren bir gerilim hattına dönüştü.

Işıl, ekrana çıktığı her sahnede tedirginlik taşıyan bir karakterdi. Kıvılcım’ın çevresine yaklaşırken sürekli bir soru işareti bırakıyordu. İrtem bu belirsizliği oynamayı çok iyi biliyordu. Aşırıya kaçan bir kötülük yerine, izleyiciyi tedirgin eden o ölçülü mesafeyi tercih ediyordu. Bir karakteri akılda kalıcı kılan da çoğu zaman bu incelik oluyor.

Kısa süre ekranda kaldı ama Işıl, dizinin en çok konuşulan yan karakterlerinden biri haline geldi. İrtem’in vefatından sonra Kızılcık Şerbeti’nin “Işıl öldü mü” sorusuyla aranması da bunu gösteriyor. İzleyici, oyuncuyla karakteri aynı anda yasla anıyor.

Geriye kalan

Ece İrtem’in hikayesinde beni en çok düşündüren şey, ne kadar dolu bir 35 yıl yaşadığı. Operadan koşu pistine, sahneden ekrana uzanan, farklı disiplinleri bir araya getiren bir yol. Çoğu oyuncunun bir ömre sığdırmaya çalıştığını o erken yaşta toplamıştı.

Sevenleri onu Işıl’la hatırlayacak. Ama bana göre asıl hikaye, o karakterin ardındaki çok yönlü sanatçıda. Sahnede başlayan, ekranda olgunlaşan ve yarıda kalan bir yolda.

Mekanı cennet olsun.


DiziVizyon’da bir diziyi ele alırken, “kim oynuyor”un yanında “neden hatırlanıyor”u sormaya devam ediyorum. Benzer hikayeler için arşivdeki yazılarıma göz atabilirsiniz. Güncel paylaşımlar için X’te @dizi_vizyon’u takip edebilirsiniz.


Bu yazıdaki yorum ve değerlendirmeler bana ait. Aktardığım bilgileri röportajlara, resmî açıklamalara ve güvenilir basına dayandırıyorum.

Bilgilerde güncelleme veya düzeltme gerektiren bir durum fark ederseniz, lütfen hakan@dizivizyon.com adresine e-posta gönderin. Amacım size her zaman en doğru bilgileri sunmaktır.