Dizi Vizyon
Aybüke Pusat İçin Bu Kaçıncı Veda?
DİZİ

Aybüke Pusat İçin Bu Kaçıncı Veda?

Melek gidiyor.

Usta gazeteci Birsen Altuntaş’ın haberine göre Aybüke Pusat’ın canlandırdığı Melek, Halef’in 11 Haziran’da yayınlanacak sezon finalinde diziye veda ediyor.

Haftalardır “Aybüke Pusat diziden ayrılıyor mu?” diye aranan sorunun cevabı böylece netleşti.

Bir karakterin gidişi, çoğu zaman o karakterin ne taşıdığını yeniden hatırlatır. Melek’in ayrılığının bu kadar konuşulması da buradan geliyor.


Melek neyi taşıyordu?

Melek, hikayeye dışarıdan giren isimdi.

İstanbul’da Serhat’a âşık olup gizlice evlendi. Serhat’ın memleketine, Urfa’ya dönmesiyle kendini hiç bilmediği bir dünyanın, törelerin ve köklü bir ailenin tam ortasında buldu.

Çoğu hikayede kadın karakter bu noktada geri çekilir.

Melek çekilmedi. Hayatının değiştiğini görünce Serhat’ın peşinden Urfa’ya gitti. Konakta kalmayı, hatta orada söz sahibi olmayı seçti.

Onu akılda tutan da bu inattı.

Naif görünen ama köşeye sıkıştıkça sertleşen bir kadın. Sevdiği adamı paylaşmak zorunda kaldığı bir düzende kurban olmayı kabul etmeyen biri.

Üçgenin dışarıdan gelen ucu olduğu için Melek, baştan beri izleyiciyi bölen bir karakterdi. Ama hikayedeki yeri hep doluydu.

Serhat ile Yıldız arasındaki gerilimin bir ucunda her zaman o vardı.


Aybüke Pusat bu role ne kattı?

Aybüke Pusat’ın Melek’te yaptığı şey ince bir denge işiydi.

Karakterin yumuşaklığını gösterirken, o yumuşaklığın zamanla nasıl sertleşmek zorunda kaldığını da taşıdı.

Melek hem kırılgan hem inatçı görünmek zorundaydı.

Pusat bu ikisini aynı anda tutmaya çalıştı. Karakteri çoğu zaman bağırarak değil, bakışında biriken kararlılıkla anlattı.

Bu yaklaşımın nereden geldiğini ise kendisi anlatıyor.

Melis İşiten’in sunduğu Zaten Şov programının 141. bölümünde, bir senaryoyu ilk okuduğunda bedeninin verdiği tepkiyi izlediğini söyledi.

Bir sıcaklık, bir enerji hissediyor ve bunun bedeninin neresinde belirdiğine bakıp kararını oradan veriyor.

Melek gibi bir karakterde bu işe yarıyor. Çünkü Melek de çoğu zaman içgüdüsüyle hareket eden bir kadın.

Bu tür roller bir oyuncu için sınavdır.

Sevilen tarafta olmayan, gerilimi üstlenen karakterleri taşımak, alkış toplamaktan daha zordur.


İlk kırılma bir rol değildi

Aynı programda Aybüke Pusat, az konuşulan bir döneminden bahsetti.

Oyunculuktan önce hayatı dansla geçmiş.

Üç yaşında klasik bale çalışmaya başlamış, konservatuvar eğitimi almış. Hedefi profesyonel dansçı olmakmış. Ama henüz on yedi on sekiz yaşlarındayken ciddi bir sakatlık yaşamış ve dans etmesi mümkün olmamış.

O dönemi, bedeninin ona ihanet etmesi gibi anlatıyor.

Üç yaşından beri yaptığı, ömrünü verdiği şeyin bir anda bitmesi kolay bir şey değildi. Bu duygunun üstesinden gelmesi yıllar almış.

Oyunculuğu seçmesinin altında da bu var. Dans bittikten sonra yeniden sahnede olmak istemiş.

Aybüke Pusat’ın asıl kırılması sahneyi kaybedip onu yeniden kurma çabasında yaşandı.


Teşkilat’tan Halef’e uzanan yol

Oyunculuk işte bu kararın ardından geldi. 2014’te Medcezir ile başlayan yolculuk on iki yıla ulaştı.

Pusat uzun süre Teşkilat dizisinde Neslihan’ı canlandırdı. 2025 baharında bu rol sona erdi ve oyuncu kadrodan çıkarıldı.

O dönemde kariyerine nereden devam edeceği merak ediliyordu.

Cevap uzun sürmedi.

Kısa süre içinde Halef: Köklerin Çağrısı dizisinde Melek rolüyle başrole geçti. Başrolleri İlhan Şen ve Biran Damla Yılmaz ile paylaştı.

Bir rolün bitişiyle yeni bir başrolün başlangıcının bu kadar kısa aralıkla yaşanması az görülür.

Teşkilat’ın kapanması, Aybüke Pusat için yeni bir kapının açılma anı oldu.


Tekrar eden bir kapanış

Şimdi benzer bir tablo yeniden ortaya çıkıyor.

Aybüke Pusat, kısa bir süre içinde ikinci kez bir hikayenin kapanış noktasında duruyor. Teşkilat’tan ayrıldı, Halef’e geçti, şimdi Halef’ten de bir sezon finaliyle çıkıyor.

Halef’in çekildiği Urfa da onun için sıradan bir set olmadı.

Zaten Şov’da, orada geçirdiği son dokuz ayda uzun süredir içinde taşıdığı bazı kırgınlıkların hafiflediğini anlattı.

Melek’in finalde nasıl uğurlanacağı henüz belli değil.

Ama Aybüke Pusat için asıl mesele, hangi karakteri oynadığından çok, her seferinde kırılma anının ortasında durması gibi görünüyor.

Dansla başlayan, bir sakatlıkla bölünen ve oyunculukla yeniden kurulan bir yolda kapanışlar ona tanıdık geliyor.

Bazı oyuncular tek bir rolle anılır. Bazıları ise roller arasındaki geçişlerle.

Aybüke Pusat şimdilik ikinci gruba daha yakın duruyor. Ve bir rolün kapanması, çoğu zaman bir sonrakinin de habercisi oluyor.

Zaten Şov’da on yıl sonrasını hayal ederken bir sahil kasabasından, hayvanlardan ve sevdiklerinden söz etti.

Bana kalırsa sahneyle işi daha yeni başlıyor.


DiziVizyon’da bir diziyi ele alırken, “kim oynuyor”un yanında “neden hatırlanıyor”u sormaya devam ediyorum. Benzer hikayeler için arşivdeki yazılarıma göz atabilirsiniz.


Bu makaledeki bilgiler kamuya açık kaynaklara dayanmaktadır.

Bilgilerde güncelleme veya düzeltme gerektiren bir durum fark ederseniz, lütfen hakan@dizivizyon.com adresine e-posta gönderin. Amacım size her zaman en doğru bilgileri sunmaktır.